Üye Ol / Giriş yap


Fotoğrafik Öyküler

FRANSA’DAN KUZEY İSPANYA’YA

BERRİN ARICI /ALİ İHSAN ARICI 08.06.2020

Ağustos 2018'de yapmış olduğumuz Güney Fransa ve Kuzey İspanya gezimiz Avustralya'dan gelen arkadaşımız Mery'nin katılımı ile oldukça neşeli ve güzel geçti. Toplam 6000 km yol, 14 farklı konaklama, doğanın sayısız güzellikleri ve kültürlerin yoğunlaştığı bir zaman tünelinden geçtik.

2000 yılında Barselona'dan başlattığımız İspanya  gezimizin son beşinci halkasını bu yıl tamamlamış olduk. İspanya'nın, Türkiye'den sonra gezilecek en güzel  ülkelerden biri olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca kelime anlamı başka olsa da, bazı şehir ve köy isimlerinin Türkçe'ye benzemesi ilginç. Örneğin; SON, ARASAN veya ADANA gibi... 

Yolculuğumuz Fransa Alp'lerinde başladı. Pirene sıra dağlarında Fransa ile İspanya arasına sıkıştırılmış küçük bir ülke olan Andorra'da devam etti. Andorra, gümrüksüz alışveriş cenneti olmasının yanında, İspanya ve Fransa'nın kara para aklama makinası.

Pirene sıra dağlarının karanlık tünellerinden, boğazlarından ve daracık köprülerinden geçerken, yaban atları ve akbabaların özgürlüğünü kıskanıp kendimizi Picos de Europa doğa cennetinin içine bıraktık. Yürüyüşler yaptık, buz gibi kar sularında kendimizi serinlettik.

San Sebastian şehrinde gün batımını ve Atlas Okyanusunun çekilmesini izledik. Meze çeşidi olan Tapas'ın tadına varalım derken gece vakti kalacağımız yeri zor bulduk.

Sanatın merkezi Bilbao şehrinde bulunan Guggenheim Müzesinin mimarisini, hayranlıkla seyrettik. Ne tesadüftür ki Hz. İsa'nın havarilerinden Yakub'un yolunda (Jakopsweg) hacı olmak için yollara düşen insanlarla her köşede yolumuz kesişti.

Santiago de Compostela Katedral'ında bulunan Yakub'un altın midye kabuğunu öperek, hacılıklarını onaylattıran kalabalığın arasında kaybolduk.

İspanya'nın kuzeybatısındaki pırlanta yüzüğü A Coruna'da enerji toplayıp, adını Ihlara Vadisi koyduğumuz Orbaneja del Castillo'da huzur bulduk.

Atlas Okyanusunun, İspanya'nın kuzey sahillerindeki kayalarda bıraktığı muhteşem izlere hayran kaldık.

Fransa'nın güneyinde, katoliklerin önem verdikleri kutsal suyun aktığı, Meryem ananın bir genç kızı ( Bernadette Soubirous ) kutsadığı, dünyanın her yerinden gelmiş otobüsler dolusu insan seli ve din tüccarlığının son durağı Laurdes kasabasından ayrıldıktan sonra, kendimizi bir ortaçağ kasabası olan Cascassonne'de bir pazar yerinde bulduk. Gecemizi taş duvarlı, iç avlusu olan eski bir evde geçirdik.

Ünlü Avignon kasabasının Papazlar Manastırında hüküm sürmüş Papazların, din adına soydukları insanların para ve hazinelerini gizledikleri bölmeleri gördük.

Üzüm bağlarından, Lavanta tarlalarından, doğayı bozmadan kurulmuş köy ve  şatolu tepelerden geçtik...

Dünya mirası, güzeller güzeli Annecy şehri ve gölünü görmeden, pırıl pırıl gölde yüzmeden dönülür mü hiç ?

Dönmedik zaten...

273
Yorum yap


BERRİN ARICI /ALİ İHSAN ARICI
Diğer yazıları
UÇTAN UCA ŞİLİ 23.01.2020 tarihinde yayınlandı ve 737 kez okundu.
TUNA BOYLARINDA; BUDAPEŞTE 15.02.2020 tarihinde yayınlandı ve 531 kez okundu.
MASKE -GONDOL-VENEDİK-LUDWİGSBURG SARAYI 23.06.2020 tarihinde yayınlandı ve 177 kez okundu.